kardelen-asli

Kayıt: 17.02.2008
Mesajlar: 27

|
|
Birinci Dunya Savasi patladiginda, hemen hemen butun ulkelerin iscileri kendi burjuvazilerinin ardinda saf tutmus; o muazzam Alman Sosyal Demokrat Isci Partisi savas kredilerine oy vermis ve Ikinci Enternasyonal bir anda cokmustu. Bu muthis savrulma karsisinda aklini ve yuregini yitirmeyen; “akintiya karsi” duran bir avuc sosyalist, Isvicre’nin Zimmerwald adli dag koyunde toplandiklarinda topu topu dort at arabasina sigiyorlar ve “Enternasyonal’in kurulusundan yarim yuz yil sonra, butun dunyanin enternasyonalistleri dort at arabasina sigacak kadar kalmisiz” diye kendi aralarinda trajik durumu ifade eden espriler yapiyorlardi.
Ama cok degil, uc yil sonra, o dort at arabasina sigan devrimcilerin programi, tum ulkelerin iscilerinin ve koylulerinin programi haline geliyor, milyonlarca isci ve koylu; ezilen halklar elleri veya ayaklariyla bu programa oy veriyorlardi.
Yeni ve saglam bir baslangic yapmak icin, dort araba kararli insanin hic de az bir sayi olmadigini tarih gostermis bulunuyor.
Simdi Orta Dogu’da olan da benzeri bir durum. Elbette ortada Enternasyonaller yok. Egemen uluslarin (Turk, Arap, Fars, Ibrani) isci ve sosyalistleri yurttasi olduklari, ulusu dile, etniye, soya, dine gore tanimlayan devletlerin bu niteligini sorgulamayi akillarindan bile gecirmiyorlar.
Tam da ulusun dile, dine, etniye, soya, tarihe gore tanimlanmasi nedeniyle baski altinda olanlar ise (Filistinliler, Kurtler, Hiristiyanlar, Sunniler, Siiler) kendilerinin ezilmesine yol acan modeli sorgulamayi akillarindan bile gecirmeden, ayni modele gore ezilmelerine karsi direniyorlar.
Butun bunun bir tek istisnasi, yirminci yuzyilin son buyuk devrimci kabarisinin, yani 1968’in cocugu olan; yirminci yuzyila damgasinin vuran, Cin,Yugoslavya, Kuba, Vietnam’da ulusal kurtulus hareketlerini basariya goturen ve yoksullara dayanan partilerin son ornegi olan PKK. Bu orgutun onderi olan Ocalan, Mao, Tito, Ho, Fidel’lerde ifadesini bulan cizginin son temsilcisiydi.
Sadece bu parti, ulusun tanimindan dili, dini etniyi dislayarak; ulusal baskilara son verme programina sahipti. En dinamik ulusal harekete dayanan en buyuk parti arkasindaki kitle destegini korudugu ve bu cizgiyi surdurdugu surece, Orta Dogu’daki halklari bir Yugoslavya veya Kafkaslarda oldugu gibi salhaneye surmek kolay degildi. Bu nedenle butun emperyalistler ve bolge devletleri, Kurt burjuvazisinin de icerden ve disardan isbirligi ile bu orgutu cokertmeyi ve destegi yok etmeyi temel gorev bellediler. Ama yine de elle tutulur bir basari elde edemediler.
Butun bu muazzam komploya yine de uzun sure direnildi. Ancak, simdi ABD’nin Irak’i isgalinden beri, durum tamamen degismis bulunuyor. Simdiye kadar, aciktan karsi duramayacagini bildiginden, onu icinden etkilemeye ve yonlendirmeye calisan burjuvazi, artik hizla kopuyor ve aciktan karsi cikiyor. Hala etki alaninda kalanlar ise, giderek daha bir saldirgan dille konusuyor ve pervasizlasiyorlar. Orgutun burokratlasmis kadrolari bu gidis karsisindaki sessiz duruslariyla bu gidisi destekliyorlar. Koca orgut tipki bir zamanlarin Ikinci Enternasyonal’i gibi giderek ici curumus bir agac govdesine benziyor. Orgutun kadrolari saldirilara ideolojik olarak teslim olmus bulunuyor. Su ana kadar ister icerden, ister disardan, ister ayrilanlardan gelen elestiri ve argumanlara karsi bir tek tutarli ve cepheden karsi cikis bile gorulmedi.
Boyle durumlarda butun kararsiz unsurlari dislayip, az oz ve kararli insanlarla yola cikmanin hayati onemi vardir. Bolge tipki Birinci Dunya Savasi’nin baslangicindaki gibidir.
Birinci Dunya Savasinda, savasin patlamasi ister istemez kesin bir ayrismaya yol acmisti; PKK’da ise ortada hala neredeyse bir devlet gibi bir yapi oldugundan, projesine karsi olanlar onun icinde ve cevresinde bulunmaya devam etmektedir.
“Bu orgutun ve hareketin olanaklarinin hic biri olmasaydi, o zaman hala kim bu projeyi savunurdu?” kriteriyle is gormek ve boylece butun guvenilmez ve curuklerden arinmak gerekir.
Bu gun akintiya karsi durmayi bilecek, dile, dine, soya, etniye dayanan ulusculukla hic bir tereddute yer vermeden bolunecek ve ona acikca karsi duracak; en azindan, dili, etnisi, dini olmayan, insan haklarina dayanan devrimci ve demokratik bir ulusculugu savunacak dort at arabasini dolduracak insan cikarsa, Orta Doguyu bekleyen kanli bogazlasmalar, curumeye degil bir sicrayisa varabilir.
Zimmerwald’in dort arabaya siganlari olmasaydi; savasin bogazlasmalari devrimlerle degil; perspektifsizlik ve curumeyle sonuclanirdi.
DEMIR KÜCÜKAYDIN DAN ALINTI
|
|
|
|
|
|