Mesaj Panosu Ondeyis Radyo logo Portal
 Pano Kılavuzu  •  Arama  •  Seçenekler  •  Gruplar  •  Hesap Aç  •  Hesabınız  •  Kişisel Mesajlar  •  Oturum Aç
Takvim 
Sonraki başlık »
« Önceki başlık

Yeni Başlık GönderCevap Gönder « Önceki başlıkArkadaşına Haber VerBu konuya bakan kullanıcıları listeleDosya olarak kaydetPrintable versionKişisel MesajlarSonraki başlık »
Yazar Mesaj
özgürdüşünce
Administrator
Administrator



Kayıt: 25.06.2007
Mesajlar: 2092

blank.gif
MesajTarih: 2/2/2010, 11:37  Mesaj konusu:  (Başlık yok) Alıntıyla Cevap GönderSayfa SonuBaşa dön

Su

Bir gün, bir uzun gün hep denize baktık
Miller ve ağırlıklar bitti
Gelip geçmeler bitti, gemilerin
Beyaz ve kocaman gövdeleri
Gözün kahverengi suyuna geldik.

Palamutlar yaktık, çalılar her zamanki gibi
Süsledi bizi bu ufak değişiklik
Çok ağır bir şeydi gün dörtgenleri üstümüze düşen
Aydınlıktan kopan aydınlıktan kesilen
Ağır mı ağır
Kaldık ne kadar kaldıksa böyle
Sonra gün diye bildiğimiz ne varsa akıtıldı
Duvarlar, sarmaşıklar, evler akıtıldı
Güneşler, hizarlar, kıymık taneleri
Vinç sesleri, çekiç sesleri bir bir.

Sokağın bitiminde dönüp arkama baktım
Her şey nasıldı diye
Sundurma hazin
Çarşı kararsız
Düzlerde yarlarda tepelerde
Kurtlar, tavşanlar, yılanlar erimekte
Herkes dünyayı bir yanından onarıyor sanki
Meltem belli belirsiz birşeyleri kıpırdatıyor
Gözümü kapatık sokağa baktığımda
Sudur gün.

Ah sudur, ne yandan baksam sudur
Suyun imgesi sudur
Trenlerin kalktığı her yerde
Bavullar sudur
Bir gün bir Erzurum çalkantısı
Öbür gün Konya pası
Manisadan görünen İstanbul kıyıları
Çantası açık duran bir kadının anısı ve
Dudak boyası
Ardahanlı bir kartal
Kızılca hamamlı bir pirinç
Tülbentler, yazmalar, krepler
Hep sudur
Askerin son defa memleketine baktığı
Yüzünü çevirince bir bardak gibi düşüp kırılan memleket
Ve gemilerin ağır ağır limanlardan çıktığı
Ah sudur.

Bir gün, bir uzun gün bir aynanın önündeyim
Kirpikler ve saçlar bitti
Gövdem duvara sürte sürte inceltilmiş bir nesne gibi
Dalgın ve uzun
Uzun ve sisli
Ben ki gövdemle tattım gövdemi, iyi bilirim
Bir hurma, bir başdönmesi
Kokusu başdönmesinin
Güzel kaplar aldım bu yüzden, ne kadar güzel kap varsa
aldım
Bilmek için suyumu
Ve hazırlıklı değildim ve bildim
Ben suyun bir dakika durduğu
Durunca boğulduğu bir yerdeyim.

Bir kilimi yere sermek kadar güzel ne var
Sonra püsküllerini düzeltmek kadar
Ya sofraya dilim dilim kesilmiş bir domatesi koymaktaki
görkem
Kamyon sürmek yükünü bilmeden
Ve ikimiz bir akşam üstü sırasında
Ve akşamüstünün Anadoluya giden bir otobüs gibi kalkması
sırasında
Dağlarda, tarlalarda, köprü altlarında
Sazların, taşların, yosunların arasından geçerek
Bir akik gibi yansıyaraktan hem de
Kırmızı bir karpuzun doğum sancısına
Su akar ben akarım
Ben akarım su akar
Vakit yok bakışmaya

Günlerden suya.

Edip Cansever

_________________
Bir şiir yaşatır herşeyi ! Yaşamın anlamı solduğunda...

   Gizliözgürdüşünce kişisel galerisiKullanıcı bilgilerini gösterKişisel mesaj gönder
xece




Kayıt: 21.10.2008
Mesajlar: 74

blank.gif
MesajTarih: 10/2/2010, 00:28  Mesaj konusu:  (Başlık yok) Alıntıyla Cevap GönderSayfa SonuBaşa dön

BARIŞIN TADI

Bir ağaç, kesebilirler ağacı,
Ağacın ne gelir elinden?

Biraz çaba, testere falan,
Eh, az çok da zaman,
Ağaç devrildi gitti.

Bir kuş, vurabilirler bir kuşu
Bir el ateş ya da bir iki taş
Bir avuç tüy düşer toprağa.

Bir öküzün ya da bir atın
İşi kolay görülür ve hazırdır
Kesimevinde kasap önlüğü.

Bir çocuğun, oğlan ya da kız,
Ne gelir elinden katile karşı?

Bakışlar, diyeceksiniz şimdi,
Ama gözü dönmüşse katilin
Ya da kimse yoksa ortada?

Bir adam, koca bir adam da
Bir kuş gibi avlanabilir,
Belki daha da kolay hatta.

Bir ağaç, bir kuş, bir öküz, bir at
Bir çocuk, bir adam
Yok oldular işte ard arda.

Ama dostlarım, hepimiz olsak
Ne bok yiyebilirler
Onca insanın karşısında?

Ne yapabilirler
Direnen halklara?

Eugène GUILLEVIC


   Çevrimdışıxece kişisel galerisiKullanıcı bilgilerini gösterKişisel mesaj gönder
avesta
Radyo Yayın Grubu
Radyo Yayın Grubu



Kayıt: 02.09.2007
Mesajlar: 708

blank.gif
MesajTarih: 15/2/2010, 17:35  Mesaj konusu:  (Başlık yok) Alıntıyla Cevap GönderSayfa SonuBaşa dön

SÖZCÜKLER


Sözcüklere dikkat edin,
olağanüstü olanlarına bile.
Çünkü olağanüstü için yapabileceğimizin en iyisini yaparız,
kimi zaman sözcükler arı gibi sokarlar
ve bir öpücük bırakırlar iğne yerine.
Parmaklar gibi değerli olabilir sözcükler
Ve kaya gibi güvenilirdir sözcükler
kıçınıza sokarsınız onları.
Ama hem papatyalar hem de bereler gibi olabilirler.

Yine de severim sözcükleri.
Tavandan düşen güvercinlerdir sözcükler.
Dizlerimde oturan altı kutsal portakaldır onlar.
Sözcükler ağaçlardır, yaz'ın bacakları,
Ve güneş, ve onun tutkulu yüzü.

Ne var ki sözcükler sıklıkla yanıltır beni.
Söylemek istediğim o kadar çok şey var ki,
Bir sürü öyküler, betimlemeler, atasözleri, vb.
Ama sözcükler yetersiz kalır,
yanlış olanları gelip öper beni.
Kimi zaman uçarım bir kartal gibi
ama bir çalıkuşunun kanatlarıyla.

Yine de sözcüklere dikkat etmeye
ve kibar olmaya çalışıyorum.
Sözcüklere ve yumurtalara özenle dokunmalı.
Bir kez kırıldılar mı olanaksızdır
Onarılmaları.
Anne SEXTON


Çeviren: Tuğrul Asi BALKAR


 Cinsiyet:Bay  Çevrimdışıavesta kişisel galerisiKullanıcı bilgilerini gösterKişisel mesaj gönder
elbistanli_18
Administrator
Administrator



Kayıt: 21.12.2005
Mesajlar: 1059

blank.gif
MesajTarih: 17/2/2010, 05:31  Mesaj konusu:  (Başlık yok) Alıntıyla Cevap GönderSayfa SonuBaşa dön

Bir Masalın Son Cümlesinden Kaçtı/m Çocukluğum

...
her çocuk biraz ben şimdi;
öncesiz,
sonrasız,
zamansız...

hafızasının tozlu sayfalarını çevirdi
şeker rengi şarkılarını aradı
hanımeli kokan düşlerinin arasında
ipten bir salıncakta uyuyakalınca çocukluğu
açılmıştı gözleri masallara

hiçbir masalın son cümlesine yetişemedi çocuk
koştu - yoruldu...

pas tutmuştu beklemekten
açamadı diline vurulan kilidi
esrik melodilerde asılı duran sol anahtarı
yoktu geri dönecek bir yeri
nereden geldiğini bilmeyen sessizliğin

masalın orta yerinden kaçamadı çocuk
sus pus...

süpürüp halıların altına gizledi
hiçbir çöplüğe yakıştıramadığı korkularını
kaybetti repliklerini;
doğaçlama bir masalda askıda duyguları
ne bulduysa geçirdi yüreğine
büyük durdu kimi
ya da uymadı

bir masalın son cümlesinden kaçtı çocuk
sayamadı;
gökten kaç elma düştü ..

her çocuk biraz ben şimdi;
dünsüz,
yarınsız,
masalsız...


Dilek Akın

Anafilya / Sayı 100

_________________
-Düşlüyorum- öyleyse varım..!

   Gizlielbistanli_18 kişisel galerisiKullanıcı bilgilerini gösterKişisel mesaj gönderKullanıcının web sitesini ziyaret et
elbistanli_18
Administrator
Administrator



Kayıt: 21.12.2005
Mesajlar: 1059

blank.gif
MesajTarih: 20/2/2010, 03:10  Mesaj konusu:  (Başlık yok) Alıntıyla Cevap GönderSayfa SonuBaşa dön

...

Kimseyi değiştiremezsin hayatta...
Ve kimse için de değişmemelisin !
Kimliğini kaybettiğin an ,
yaşamını çope attın demektir.
Bırak hayatına eşlik etmek isteyenler gelsin seninle...
Ne sen başkası için mecburi istikametsin, ne de bir başkası senin için...
Yanındakiler seni mutlu ettiği sürece kalsın hayatında...

...

_________________
-Düşlüyorum- öyleyse varım..!

   Gizlielbistanli_18 kişisel galerisiKullanıcı bilgilerini gösterKişisel mesaj gönderKullanıcının web sitesini ziyaret et
avesta
Radyo Yayın Grubu
Radyo Yayın Grubu



Kayıt: 02.09.2007
Mesajlar: 708

blank.gif
MesajTarih: 4/3/2010, 14:05  Mesaj konusu:  (Başlık yok) Alıntıyla Cevap GönderSayfa SonuBaşa dön

BARBARLARI BEKLERKEN
Neyi bekliyoruz böyle toplanmış pazar yerine?

Bugün barbarlar geliyormuş buraya.

Neden hiç kıpırtı yok senatoda?
Senatörler neden yasa yapmadan oturuyorlar?

Çünkü barbarlar geliyormuş bugün.
Senatörler neden yasa yapsınlar?
Barbarlar geldi mi bir kez, yasaları onlar yapacaklar.

Neden öyle erken kalkmış imparatorumuz,
şehrin en büyük kapısında neden kurulmuş tahtına,
başında tacı, törene hazır?

Çünkü barbarlar geliyormuş bugün,
onların başbuğunu karşılamaya çıkmış imparatorumuz.
Bir de koca ferman hazırlatmış
ona rütbeler, unvanlar bağışlayan.

İki konsülümüzle yargıçlarımız neden böyle
işlemeli, kırmızı kaftanlar giyinip gelmişler?
Neden böyle yakut bilezikler, parlak,
görkemli zümrüt yüzükler takınmışlar?
Ellerinde neden böyle altın,
gümüş kakmalı asalar var?

Çünkü barbarlar geliyormuş bugün,
onların gözlerini kamaştırırmış böyle takılar.

Ünlü konuşmacılarımız nerde peki,
neden herzamanki gibi söylev çekmiyorlar?

Çünkü barbarlar geliyormuş bugün,
onlar pek aldırmazlarmış güzel sözlere.

Neden bu beklenmedik şaşkınlık, bu kargaşa?
(Nasıl da asıldı yüzü herkesin!)
Neden böyle hızla boşalıyor sokaklarla alanlar,
neden herkes dalgın dönüyor evine?

Çünkü hava karardı, barbarlar gelmedi.
ve sınır boyundan dönen habercilere göre,
barbarlar diye kimseler yokmuş artık.

Peki, biz ne yapacağız şimdi barbarlar olmadan?
Bir çeşit çözümdü onlar sorunlarımıza.
Constantino KAVAFİS
Çeviri:
Cevat ÇAPAN


 Cinsiyet:Bay  Çevrimdışıavesta kişisel galerisiKullanıcı bilgilerini gösterKişisel mesaj gönder
özgürdüşünce
Administrator
Administrator



Kayıt: 25.06.2007
Mesajlar: 2092

blank.gif
MesajTarih: 5/3/2010, 12:43  Mesaj konusu:  (Başlık yok) Alıntıyla Cevap GönderSayfa SonuBaşa dön

DÜŞ YOLLARA
-I-

Söğüt ağaçlarının
Bulutsu serinliği
Gümüşsü bir renge
Çevirirken akşamı
Uzak dağ başlarını
düşürür aklına

Çıkar sedef kakmalı
Gümüş çakını o zaman
Bir dal kes ışkınlardan
Ve usulca yaslan
Yaşlı bir çınarın yorgun göğsüne

Çınarlar ki ağırbaşlı
Ve biraz bilgedirler
Yorgun ve kederli
Gövdeleriyle onlar
Nice öyküler dinlemiş
Çok umur görmüşlerdir

Nice aşkların tanığı
Nice gizlerin suskun
Taşıyıcısıdır çınarlar
Ve bu yüzden saygın
Bir yerleri vardır
Halk duyarlığında

Ve derler ki onlar için
Kendilerinden başkasını ele vermemişlerdir

-II-

Uzak dağ başları
Yalnızlıkları getirir aklına
Bir de efkarlı türküleri
Ve senin yalnızlığın
Ancak dağlara sığabilir
Bir de türkülere

Belki bir zaman
Geçitler kapanmış
Koyaklar tutulmuş olabilir
Yabanıl sesler, ateşböcekleri
Kıpırdayıp durur çevrende
Bir de sessizlik

O zaman
Bir tutam kekik
Bir tutam dağlalesi kopar
Ve usuldan usuldan
Söylemeye dur
Eşkiya türkülerini

O türküler ki biraz kederlidir
Ama kendilerinden başkasını
Ele vermemişlerdir
Göreceksin önce çobanlar
Ses verecek sana
Sonra bütün bir doğa

Doğayı aldın mı yanına
Gürül gürül akan kalabalıksın
Üstelik eşkiya türküleri
Ve çınarlar seninledir
O zaman çekinme
Düş yollara

AHMET TELLİ

_________________
Bir şiir yaşatır herşeyi ! Yaşamın anlamı solduğunda...

   Gizliözgürdüşünce kişisel galerisiKullanıcı bilgilerini gösterKişisel mesaj gönder
avesta
Radyo Yayın Grubu
Radyo Yayın Grubu



Kayıt: 02.09.2007
Mesajlar: 708

blank.gif
MesajTarih: 12/3/2010, 10:12  Mesaj konusu:  (Başlık yok) Alıntıyla Cevap GönderSayfa SonuBaşa dön

MAVİ YAĞMURLUK

Yiğitliği, kahramanlığı, şânı
Bu kahpe dünyada unuturdum ben
Yanlı bir çerçevede ışıdı mı
Yüzün önümdeki masa üstünden.

Gün geldi ve sen gidiverdin.
Geceye attın aziz yüzüğünü.
Yazgını bir başkasına verdim,
Unuttum ben o güzel yüzünü.

Günler geçti, hep telaş içre,
Hayatımı yıktı şarap ve tutku…
Birden hatırladım ben seni ve
Gel dedim, gençliğime çağrıydı bu…

Çağırdım ama gelmedin nedense,
Çok gözyaşı döktüm, ilgisiz kaldın,
Mavi yağmurluğunu mahzun giyindin de
Yağışlı gecede benden ayrıldın.

Bilmem, gururun nereyi tuttu mesken.
Tatlımsın, sevgilimsin, her şeyimsin…
Mavi yağmurluğunla düşe daldım ben,
Yağışlı gecede giyip gittiğin…

Düş kurulmaz, yok artık şefkat ve ün.
Her şey bitti, geldi gençliğin sonu!
Yok artık yalın çerçevede yüzün,
Elimle masadan kaldırdım onu.
1908


Aleksandr BLOK

Çeviri: Ahmet NECDET - Kanşaubiy MİZİEV


 Cinsiyet:Bay  Çevrimdışıavesta kişisel galerisiKullanıcı bilgilerini gösterKişisel mesaj gönder
özgürdüşünce
Administrator
Administrator



Kayıt: 25.06.2007
Mesajlar: 2092

blank.gif
MesajTarih: 17/3/2010, 11:17  Mesaj konusu:  (Başlık yok) Alıntıyla Cevap GönderSayfa SonuBaşa dön

BAHAR ŞİİRİ

Bu sabah mutluluğa aç pencereni
Bir güzel arın dünkü kederinden
Bahar geldi bahar geldi güneşin doğduğu yerden
Çocuğum uzat ellerini

Şu güzelim bulut gözlü buzağıyı
Duy böyle koşturan sevinci
Dinle nasıl telaş telaş çarpıyor
Toprak ananın kalbi

Şöyle yanıbaşıma çimenlere uzan
Kulak ver gümbürtüsüne dünyanın
Baharın gençliğin ve aşkın
Türküsünü söyliyelim bir ağızdan

ATAOL BEHRAMOĞLU

_________________
Bir şiir yaşatır herşeyi ! Yaşamın anlamı solduğunda...

   Gizliözgürdüşünce kişisel galerisiKullanıcı bilgilerini gösterKişisel mesaj gönder
özgürdüşünce
Administrator
Administrator



Kayıt: 25.06.2007
Mesajlar: 2092

blank.gif
MesajTarih: 18/3/2010, 12:28  Mesaj konusu:  (Başlık yok) Alıntıyla Cevap GönderSayfa SonuBaşa dön

AYSEL GİT BAŞIMDAN



Aysel Git Başımdan

Aysel git başımdan ben sana göre değilim

Ölümüm birden olacak seziyorum.

Hem kötüyüm karanlığım biraz çirkinim

Aysel git başımdan istemiyorum.



Benim yağmurumda gezinemezsin üşürsün

Dağıtır gecelerim sarışınlığını

Uykularımı uyusan nasıl korkarsın,

hiçbir dakikamı yaşayamazsın.

Aysel git başımdan ben sana göre değilim.

Benim icin kirletme aydınlığını,

hem kötüyüm karanlığım biraz çirkinim



Islığımı denesen hemen düşürürsün,

gözlerim hızlandırır tenhalığını

Yanlış şehirlere götürür trenlerim.

Ya ölmek ustalığını kazanırsın,

ya korku biriktirmek yetisini.

Acılarım iyice bol gelir sana,

sevincim bir türlü tutmaz sevincini.

Aysel git başımdan ben sana göre değilim.

Ümitsizliğimi olsun anlasana

hem kötüyüm karanlığım biraz çirkinim.



Sevindiğim anda sen üzülürsün.

Sonbahar uğultusu duymamışsın ki

içinden bir gemi kalkıp gitmemiş,

uzak yalnızlık limanlarına.

Aykırı bir yolcuyum dünya geniş,

Büyük bir kulak çınlıyor içimdeki.

Çetrefil yolculuğum kesinleşmiş.

Sakın başka bir şey getirme aklına.

Aysel git başımdan ben sana göre değilim,

ölümüm birden olacak seziyorum,

hem kötüyüm karanlığım biraz çirkinim.

Aysel git başımdan seni seviyorum...

ATİLLA İLHAN

_________________
Bir şiir yaşatır herşeyi ! Yaşamın anlamı solduğunda...

   Gizliözgürdüşünce kişisel galerisiKullanıcı bilgilerini gösterKişisel mesaj gönder
özgürdüşünce
Administrator
Administrator



Kayıt: 25.06.2007
Mesajlar: 2092

blank.gif
MesajTarih: 19/3/2010, 10:55  Mesaj konusu:  (Başlık yok) Alıntıyla Cevap GönderSayfa SonuBaşa dön

KIZ ÇOCUĞU

Kapıları çalan benim
kapıları birer birer.
Gözünüze görünemem
göze görünmez ölüler.

Hiroşima'da öleli
oluyor bir on yıl kadar.
Yedi yaşında bir kızım,
büyümez ölü çocuklar.

Saçlarım tutuştu önce,
gözlerim yandı kavruldu.
Bir avuç kül oluverdim,
külüm havaya savruldu.

Benim sizden kendim için
hiçbir şey istediğim yok.
Şeker bile yiyemez ki
kâat gibi yanan çocuk.

Çalıyorum kapınızı,
teyze, amca, bir imza ver.
Çocuklar öldürülmesin,
şeker de yiyebilsinler.

NAZIM HİKMET

_________________
Bir şiir yaşatır herşeyi ! Yaşamın anlamı solduğunda...

   Gizliözgürdüşünce kişisel galerisiKullanıcı bilgilerini gösterKişisel mesaj gönder
xece




Kayıt: 21.10.2008
Mesajlar: 74

blank.gif
MesajTarih: 20/3/2010, 22:30  Mesaj konusu:  (Başlık yok) Alıntıyla Cevap GönderSayfa SonuBaşa dön

Çağımızda Her Aşk

Ayrıntılardan arındırsam hayatımı;
desem ki: ben Elsa'yı çok sevdim.
O kadar. Bir kapı aralandı kısaca:
Bir başka dünyada, başka bir çağda
mümkün olabileceğini gördük aşkın.
Usulca kapandı tekrar kapı sonra.

Uzun uzun durmasam üzerinde;
desem ki: ben Elsa'yı çok sevdim.
O kadar. Aşkın başkalarını dışladığı,
sevdanın ille de bire bir yaşandığı yerde,
biri bir başkasını ne kadar sevebilirse,
o kadar sevebildim ben de işte.

Desem ki, böylesi bir dünyada,
böyleyken insan ilişkileri
başka türlü sevemezdik zaten.
Elsa duymuyorsa artık sözlerimi,
ne anlamı olabilir ki dediklerimin!
Sonuç olarak yenildik işte.

Desem ki, yumuşak bir sesle,
baştan yeniktir çağımızda her aşk.
Herkes gibi yenildik işte biz de.
İsyan etmesem, doğal karşılasam
ve ağlamayabilsem.
Ağlamasam.

Desem ki, değişecek birgün herşey,
çıkacak aşk bireylerin tekelinden.
Ne değişir ki bizim için? Ne değişir ki?
Baştan yeniktir çağımızda her aşk
ve çağımızın çocukları, Elsa'yla ben,
yenildik işte herkes gibi.

Roni MARGULIES


   Çevrimdışıxece kişisel galerisiKullanıcı bilgilerini gösterKişisel mesaj gönder
xece




Kayıt: 21.10.2008
Mesajlar: 74

blank.gif
MesajTarih: 22/3/2010, 22:39  Mesaj konusu:  (Başlık yok) Alıntıyla Cevap GönderSayfa SonuBaşa dön

GÖRÜLMEMİŞ BİR ÇİÇEK AÇMA

Haykırmak istiyordu - daha fazla dayanamayacaktı. Sesini
duyabilecek kimse yoktu orada;
kimse duymak istemiyordu. Kendisi de korkuyordu sesinden,
içinde boğuyordu sesini. Patlamak üzereydi susuşu. Birden,
havaya uçtu gövdesinin parçaları. Özenle, sessizce
toplayacaktı bu parçaları,
hepsini bir bir yerlerine yerleştirecekti delikleri kapamak
için.
Ve rasgele bir gelincik, bir sarı zambak bulursa, onları da
toplayacak,
kendisinin bir parçasıymış gibi gövdesine yapıştıracaktı -
böyleydi, delik deşik, görülmemiş bir şekilde çiçek açıyordu
işte.


Çeviren: Cevat Çapan


Yannis RİTSOS


   Çevrimdışıxece kişisel galerisiKullanıcı bilgilerini gösterKişisel mesaj gönder
elbistanli_18
Administrator
Administrator



Kayıt: 21.12.2005
Mesajlar: 1059

blank.gif
MesajTarih: 25/3/2010, 17:37  Mesaj konusu:  (Başlık yok) Alıntıyla Cevap GönderSayfa SonuBaşa dön

...

İki kalp arasında en kısa yol:
Birbirine uzanmış ve zaman zaman
Ancak parmak uçlarıyla değebilen
İki kol.

Merdivenlerin oraya koşuyorum,
Beklemek gövde gösterisi zamanın;
Çok erken gelmişim seni bulamıyorum,
Bir şeyin provası yapılıyor sanki.

Kuşlar toplanmış göçüyorlar
Keşke yalnız bunun için sevseydim seni.

CEMAL SÜREYYA

_________________
-Düşlüyorum- öyleyse varım..!

   Gizlielbistanli_18 kişisel galerisiKullanıcı bilgilerini gösterKişisel mesaj gönderKullanıcının web sitesini ziyaret et
avesta
Radyo Yayın Grubu
Radyo Yayın Grubu



Kayıt: 02.09.2007
Mesajlar: 708

blank.gif
MesajTarih: 2/4/2010, 09:14  Mesaj konusu:  (Başlık yok) Alıntıyla Cevap GönderSayfa SonuBaşa dön

Doğudan Sesleniyorum Anadoludan

güneş bakır bir kazan
az sonra batacak anavarzadan
yorgun adımlarla sallana sallana lef lef..
kazmadan geliyorum kazmadan
onların arasında ağır ağır.
yaşantısız kansız cansız ve cılız
açlığa karşı koymak için
aç karına çalışış...

akşam olup alaca karanlıkta
yüzsüz yatağıma
yorganımın üstü gibi
maşekatten kırış kırış olan
suratımı koyarken
düşünürüm gene ben
ne kestane saçlarında
iyilik kokan sevgilimi
ne de benim gibi
ezik yaşamla yuğrulacağı için
dünyaya getirmemeğe
karar verdiğim neslimi..
onları düşünürüm onları
emeğinden başka umudu olmayanları
insan sandığımız manzaraları...

ey saray yavrusu villalarda
yaşamdan habersiz yaşayanlar
sosyete şenler..
sabah kahvesini pariste
akşam çayını londorada içenler
sen de düşün insanları
düşün kardeşlerini
onlar ki yaşama tutsak
onlar ki perişanlar
onlardır yavrularını
bayramdan bayrama
donatamayanlar...
Kemal İspir


 Cinsiyet:Bay  Çevrimdışıavesta kişisel galerisiKullanıcı bilgilerini gösterKişisel mesaj gönder
Mesajları göster:      
Yeni Başlık GönderCevap Gönder « Önceki başlıkArkadaşına Haber VerBu konuya bakan kullanıcıları listeleDosya olarak kaydetPrintable versionKişisel MesajlarSonraki başlık »

Sonraki başlık »
« Önceki başlık
Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız
Bu foruma eklenti gönderemezsiniz
Bu forumdan eklenti indiremezsiniz


Pano Güvenliği

26427 Saldırı girişimi engellendi.
CrackterTracker Türkçe çeviri: phpBB Turkey & phpBB Mod

Saatler GMT +2 dilimine göredir
phpBB2 Plus Türkçe Tercüme: phpBB Türkiye
Powered by phpBB2 Plus, Artikelverzeichnis and Monrose based on phpBB © 2001/6 phpBB Group :: FI Theme(Spartakus - GOLD) :: Mod Listesi

[ Zaman: 1.9383s ][ Sorgular: 20 (0.2175s) ][ Debug açık ]